| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | bring up f. | çocuk yetiştirmek | ||
|
My aunt brought up five children. Teyzem beş çocuk yetiştirdi. More Sentences |
||||
| Genel | bring up f. | yetiştirmek | ||
|
I was brought up as a warrior. Ben bir savaşçı olarak yetiştirildim. More Sentences |
||||
| Genel | bring up f. | büyütmek | ||
|
They often have to do the hard work, give birth to and bring up many children, and are scarcely remunerated for this. Çoğu zaman ağır işler yapmak, çok sayıda çocuk doğurmak ve büyütmek zorunda kalırlar ve bunun için çok az ücret alırlar. More Sentences |
||||
| Genel | bring up f. | bahsetmek | ||
|
Tom brought up the subject. Tom konudan bahsetti. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | bring up f. | çocuk yetiştirmek | ||
|
My aunt brought up five children. Teyzem beş çocuk yetiştirdi. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | bring up f. | gündeme getirmek | ||
|
I would like to bring up a couple of other items that we would like to see reinforced. Güçlendirildiğini görmek istediğimiz birkaç konuyu daha gündeme getirmek istiyorum. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | bring up f. | azarlamak | ||
| Genel | bring up f. | paylamak | ||
| Genel | bring up f. | beslemek | ||
| Genel | bring up f. | terbiye etmek | ||
| Genel | bring up f. | kusmak | ||
| Genel | bring up f. | bahis açmak | ||
| Genel | bring up f. | durduruvermek | ||
| Genel | bring up f. | çocuklardan sakınmak | ||
| Genel | bring up f. | yükseltmek | ||
| Genel | bring up f. | (çocuk) büyütmek | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | bring up f. | ansızın durdurmak | ||
| Öbek Fiiller | bring up f. | istifra etmek | ||
| Öbek Fiiller | bring up f. | kusmak | ||
| Öbek Fiiller | bring up f. | yukarı kaldırmak | ||
| Öbek Fiiller | bring up f. | yukarı getirmek | ||
| Öbek Fiiller | bring up f. | daha yüksek konumdaki bir yere getirmek | ||
| Öbek Fiiller | bring up f. | bilgisayar ekranında bir program, sayfa, dosya açmak | ||
| Öbek Fiiller | bring up f. | harekete geçirmek | ||
| Öbek Fiiller | bring up f. | var edivermek | ||
| Öbek Fiiller | bring up f. | terfi ettirmek | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | bring up f. | (sistemi) yeniden yüklemek | ||
| Bilgisayar | bring up f. | (dosya, resim) bilgisayar ekranında çıkarmak | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | bring up f. | orsa etmek | ||
| Baskı Teknikleri | ||||
| Baskı Teknikleri | bring up f. | (tipo baskı kalıbını) hazır hale getirmek | ||